GÖNÜL COĞRAFYASI
.
GÖNÜL COĞRAFYASI
.
Her muradın verildiği bir anda,
Şeyh Şamil’in düşlerini dilesem.
Kartal gagasıyla süslü zamanda,
Kafkasların kılıcını bilesem.
.
Duysam gök atların soylu sesini,
Demir dağın delindiği yerlerden.
Alsam ecdadımın hür hevesini,
Ötüken içinde kitabelerden.
.
Bir manasçı olsam yol kenarında,
Anlatsam ezelî hikâyemizi.
Çekik gözleriyle göl kenarında,
Kırgız güzelleri beklese bizi.
.
Bir sabah, tan vakti varsam Gence’ye;
Azeri gözümle görsem dünyayı.
Sunsam Karabağ’ı Vahapzade’ye,
Şehriyar ustayla sarsam dünyayı.
.
Ruhumun tayını sürsem ileri,
Bozkırlar üstüne dökülse tasam.
Türkmen atlarının geçtiği yeri,
Ay yıldızlı izlerinden tanısam.
.
Kerkük’te gürleyen hoyrat avazım,
Gök kubbenin sedasını süslese.
Ozanlar omzunda yorulan sazım,
Tellerini kopuzuma yaslasa.
.
Kırım’da kırılan binlerce çocuk,
Yüreğimin ışığında yeşerse.
Başlayınca gökyüzüne yolculuk,
Rabbim her anaya bir çiçek verse.
.
Gül, dalında güzel; yiğit ilinde…
Yiğide il veren bir ferman olsam.
Gönül coğrafyamın tatlı dilinde,
Özümle beslenen bir lisan olsam.
.
Dedem Korkut yelkenime yel olsa,
“Aziz İstanbul” a bıraksa beni.
İncilerim damla damla gül olsa,
Taksa duvağına seven seveni.
.
Her muradın verildiği bir anda,
Resûl’ümün eteğine sarılsam.
Kokusundan tanıdığım vatanda,
Sancağının gölgesinde dirilsem….
.
Yusuf DURSUN