Başlangıç > Genel > YUSUF DURSUN’DAN YENİ ŞİİRLER

YUSUF DURSUN’DAN YENİ ŞİİRLER

Şairimiz Yusuf Dursun’un 2020 Aralık ayında dört farklı dergide şiirleri yayınlandı.

Dergi sahiplerine teşekkür ediyor, dergilerin uzun ömürlü olmasını diliyoruz.

VATAN

                  YUSUF DURSUN

Kanımla yoğurdum ben bu toprağı

Ay yıldızlı mühür vurdum üstüne.

Gök kubbeye diktim şanlı bayrağı,

Ebedi bir devlet kurdum üstüne.

Vatan ekmeğimdir, aşımdır benim;

Benliğimi kaynağında bulurum.

Vatan, arşa değen başımdır benim;

Gök çadır altında sermest olurum.

Abıhayat diye içtiğim sudur,

Cana can bahşeden havamdır vatan.

Beni Mecnun eden gül kokusudur,

Kördüğüme dönmüş sevdamdır vatan.

Vatan, kalbimdeki niyaz kapısı;

Göğsümden yükselen bir minaredir.

Ölürüm bırakmam, bende tapusu,

Mahyası gönlümde hâle hâledir.

Vatan, gözlerimin feridir benim;

Onunla görürüm cümle cihanı.

Vatan, ta ezelden beridir benim;

O yoksa Yaradan alsın bu canı!

Vatan, yüreğimin orta yerinde

Ilgıt ılgıt esen seher yelidir.

Emrihak gelince günün birinde,

Kabrimi süsleyen cennet gülüdür.

Vatan, dedem olur ilk günden beri,

Son güne dek benim evladım olsun.

Rabbim onu benden almasın geri

Soy ağacımdaki tek adım olsun.

KAR BEYAZ RÜYALAR      

Hey çocuklar gelin gelin,

Kar yağıyor lapa lapa.

Akşama dek oynayalım,

Kardan adam yapa yapa.

Hey çocuklar gelin gelin,

Kartopuyla yarışalım.

Kardan adam hakem olsun,

Kar üstünde güreşelim.

Hey çocuklar gelin gelin,

Kaygan yerlerde kayalım.

Bir yerimiz incinmeden,

Oyuna nokta koyalım.

Hey çocuklar gelin gelin,

Aç kuşları besleyelim.

Beyaz ağaç dallarını,

Ekmeklerle süsleyelim.

Hey çocuklar gelin gelin,

Yarın için söz verelim.

Mışıl mışıl uyuyarak

Kar beyaz rüya görelim.

BİR ZAMANLAR

Bir zamanlar atım vardı değnekten,

Dörtnala yükselir, arşa değerdim.

Katılırdım kahkahayla gülmekten,

Sonunda geceye boyun eğerdim.

Bir zaman dostuydum yüce dağların,

Kanat çırpıp doruğuna çıkardım.

Delisiydim bahçelerin, bağların;

Nerde oyun varsa orda ben vardım.

Bir zamanlar türkü çıktı yoluma,

Bağlamanın tellerine hayrandım.

Doyumsuz nağmeler kondu dalıma

Bozlakla ağladım, hoyratla yandım.

Bir zamanlar deli dolu biriydim,

Bastığım yerleri görmezdi gözüm.

Yalanı bilmezdim; sözün eriydim,

Ağızdan çıkınca senetti sözüm.

Bir zaman yıllara meydan okudum,

Koca dünya benim olacak gibi.

Yedi iklim, dört bucakta şakıdım;

Ezelden ebede kalacak gibi.

***

Bir zamanlar çağlayana dönmüştüm,

Taştığım yerlerde izim kalmıştı.

Hazan denen bir limana konmuştum,

Zaman beni kıskacına almıştı.

Bir zaman ebedî rüyalar gördüm,

Bengisuyu bulan simyacı bendim.

Ruhumu yücelten bir dünya kurdum,

Yaradan aşkıyla yıkıldı bendim.

Bir zaman beynimde bir şimşek çaktı,

Ateş yakmıyormuş âşık olanı.

İçime alevden bir damla aktı,

Yangın yüreğimde buldum cananı.

Bir zaman sırrını çözdüm insanın,

Gördüm ki mesele Hakk’ı bulmakmış.

Hükmü yokmuş yaşadığın zamanın,

Marifet bir dolu başak olmakmış.

Bir zaman gördüm ki dünyanın rengi,

Yeşilden sarıya dönüp duruyor.

Bıraktım âlemle yaptığım cengi,

Ruhum artık öteleri soruyor.

***

 “Bir zamanlar” diye diye maziye,

Bağlanıp kalmıyor âzâde gönlüm.

Teslim oldum alnımdaki yazıya,

Ne zaman isterse buyursun ölüm!

BU FERYADA SES VERİN

-Bir Uygur kızının ağzından-

Hür dünya, duyun bizi;

Bu feryada ses verin.

İnsandan sayın bizi,

Bu feryada ses verin.

Kim ki vatandan uzak,

Başında bin bir tuzak…

Durmayın öyle ırak,

Bu feryada ses verin.

Yandırın bu çerağı,

Tütsün Türk’ün ocağı.

Kaldırın gök bayrağı,

Bu feryada ses verin.

Kur’an üzre ant olsun,

Müslümanız hamdolsun.

Bir mübarek vaktolsun,

Bu feryada ses verin.

Soyumuz Türk’tür bizim,

Yolumuz haktır bizim.

Arzumuz tektir bizim:

Bu feryada ses verin.

Yürekler köze gelsin,

Suskunlar söze gelsin,

Zalimler dize gelsin,

Bu feryada ses verin.

Yalan oldu boyumuz,

Unutuldu toyumuz,

Tükenmeden soyumuz,

Bu feryada ses verin.

Yarın mizan kurulur,

Defter ele verilir,

Hesap çabuk görülür,

Bu feryada ses verin.

Kategoriler:Genel
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Yorum bırakın