Arşiv
GÜL ANNEYE GÜL BEBE
.
GÜL ANNEYE GÜL BEBE
.
I
.
Gül bebeğin gül annesi,
Her sabah işine gider.
Gül bebeğin yanık sesi,
Anneyi perişan eder.
.
Gül bebeğin gül annesi,
İş başında düşe dalar.
Bulutlanır gök kubbesi
Damla damla ruha dolar.
.
Gül bebeğin gül annesi,
Uçurmak ister zamanı.
Gül bebeğin inlemesi,
Gelir dolanı dolanı.
.
II
.
Gül annenin gül bebeği,
Rüyada görür anneyi.
Annesinin el bebeği,
Büyür meleyi meleyi.
.
Gül annenin gül bebeği,
Anne kokusuyla kalır.
Annesinin kelebeği,
Pencereye kardeş olur.
.
Gül annenin gül bebeği,
İple çeker akşamları.
Bebeğin ılık nefesi,
Isıtır soğuk camları.
.
III
.
Gül anneyle gül bebesi,
Akşamları kuş gibidir.
Gönüller bir gül destesi,
Yürekler yunmuş gibidir.
YEŞİL GÖZLERİN
.
YEŞİL GÖZLERİN
.
Yeşil gözlerinden bir cemre düşer,
Toprağım uyanır, suyum uyanır;
Gönlümde kuruyan ırmaklar coşar,
Sevda küheylanım aşka dayanır;
Toprağım uyanır, suyum uyanır.
.
Yeşil gözlerini seyre dalınca,
Oynaşır içimde bir engin deniz.
Martılar gönlümle birlik olunca,
Dalgaların kucağında yüzeriz;
Oynaşır içimde bir engin deniz.
.
Yeşil gözlerindir ruhumu yakan,
Duman duman olur göğüs kafesim.
Aşktır ılık ılık kalbime akan,
Âh ile semaya yükselir sesim;
Duman duman olur göğüs kafesim.
.
Yeşil gözlerinde bir mavi bulut,
Dolaşır sevginin semalarında.
Kımıldar içimde yeni bir umut,
Dilim bu sevginin dualarında;
Dolaşır sevginin semalarında.
.
Dünyanın en güzel gözleri diye,
Yeşil gözlerine vurulmuşum ben.
Aşkımı âlemden saklamak niye?
Şu çorak kalbimi gülistan eden
Yeşil gözlerine vurulmuşum ben.
AŞKA DAİR
.
AŞKA DAİR
.
– Evliliğimizin 35. yılında eşime –
.
Gönül bahçelerinden
Sevda devşiren,
Nazenin yüreklere
Kor ateşler düşüren,
Ve her bakışta
Yeniden yeşeren
O ceylan
Göze kadar,
Ne varsa söylendi
Aşka dair!
.
Yürek yangınlarından
Duman duman yükselen âh,
Hasret yüklü gecelere
Bir nurlu sabah,
Ve gönül sarayına
Padişah olan
En güzel
Söze kadar,
Ne varsa söylendi
Aşka dair!
.
Kimi gün
Gül gibi açan,
Kimi gün
Bir görünüp bir kaçan,
Kimi gün elimizden
Kuş gibi uçan
İşveye,
Naza kadar,
Ne varsa söylendi
Aşka dair!
.
Aşkın
Gül kokulu sesiyle dolan,
Hüznün
Acı bestesiyle boşalan,
Ve âşığın
Her hâline
Sırdaş olan
O ince
Saza kadar,
Ne varsa söylendi
Aşka dair!
.
Konanlar göçtü,
Göçenler söyledi:
“Nice âşıklar
Aşkın deryasını boyladı.
Aşk insanı
İnsan eyledi.”
Hazreti Âdem’le Havva’dan
Bize kadar,
Ne varsa söylendi
Aşka dair!
.
Ne varsa söylendi
Aşka dair;
Lâkin,
Ne benim gibi seven oldu
Aşk âleminde,
Ne senin gibi sevilen;
Ne senin gibi seven oldu,
Ne benim gibi sevilen!
SEVGİ DENİZİ
.
.
SEVGİ DENİZİ
.
“Sevgiden bir deniz olsa da yüzsek;
insan, ancak o zaman insan olur.”
Hz. Mevlâna
.
Sevgiden bu deniz, sevgiden bu dağ,
Yıldızlar, dolunay, güneş sevgiden.
Sevgiye kâinat olurken feda,
Anlamaz insanlar sevgiyi neden?
Sevgidir insanı tam insan eden.
.
Düşen, tohum değil sevgidir yere;
Fidanı sevgiyle gül eder toprak.
Yeniden yeşerir günde kaç kere,
Sevgiyle yoğrulan bir sarı yaprak;
Sevgi, yeryüzüne dikilen bayrak.
.
Sevgi dağın taşın içinde bile,
Kendine bir yuva kurmayı bilir.
Yeter ki sevmeyi gönülden dile,
Sevgi ta yürekten koşarak gelir,
Bir gül bahçesinde yoldaşın olur.
.
Öyle uzak durma, gönlüne eğil;
Bir tanısan bırakmazsın bir daha.
Bil ki canevinden başkası değil;
Sevgi, bir gönülde kalktı mı şaha,
Yıldırım hızıyla koşar Allah’a!
AŞKIN KALP ATIŞLARI
.
AŞKIN KALP ATIŞLARI
.
Aşkın yaşını sordular;
Senin yaşındır, dedim.
Boyu senin boyun,
Endamı senin endamın…
.
“Aşkın huyu?”
Dediler;
Dalgalı dedim, senin gibi.
“Ya gönlü?”
Sormayın dedim onu,
Ah sormayın;
Bir gül bahçesidir ki
Dikeninden geçilmez.
.
“Aşkın hâlleri?”
Dediler;
İkidir dedim:
Bir “varmış”
Bir “yokmuş” hâli.
Aşkın hâl-i pür melâli sayılan
Ara hâlleri geçelim, dedim.
.
Aşkın kalbini sordular en son;
“Düm teke düm tek” yerine
“Sevmek de sevmek
İlle seni sevmek!”
Diye
Çırpınır durur dedim
Göğüs kafesimde.
GÜLNÂME
.
GÜLNÂME
.
“Ahmed’im kim okunur
nâmım ile nâme-i aşk”
.
Ahmet PAŞA
.
Görünce dünyayı gönül gözüyle,
Her eşyada aşkı sezdim erenler.
Şair denen bir mecnunun sözüyle,
Aşkın şifresini çözdüm erenler.
.
Feryad ü figanı koydum bir yana,
İçtim aşk özünü ben kana kana,
Bal arısı gibi döne dolana,
Aşkın bahçesini gezdim erenler.
.
Bulut oldum dostlar sevda yüklüyüm,
Şimşek oldum dostlar gül şafaklıyım,
Yağmur oldum dostlar suda saklıyım,
Aşkın çevresini çizdim erenler.
.
Uçtum yücelerde yere konmadan,
Dolaştım canları başa dönmeden,
Bir balık misali suya kanmadan,
Aşkın deryasında yüzdüm erenler.
.
Her akşam, oyalı yâr mendiliyle,
Her gece, demlenen derviş diliyle,
Her sabah, bir ince seher yeliyle,
Aşkın çiçeğinde tozdum erenler.
.
Duydum canevimde aşkın sesini,
Bıraktım âlemin hengâmesini,
Gönlümden koparıp gül nâmesini
Aşkın yüreğine yazdım erenler.
SENİ BEKLİYORUM
.
SENİ BEKLİYORUM
.
Yüzümü sevda suyuna
Sürdüm, seni bekliyorum.
Benliğimi yâr yoluna
Serdim, seni bekliyorum.
.
Aşkın ateşine göre,
Yeniden yazılsın töre.
Gururumu yerden yere
Vurdum, seni bekliyorum.
.
Hasretinle düştüm dile,
Padişahtım oldum köle,
Hazinemi üç beş pula
Verdim, seni bekliyorum.
.
Düşünce gurbet iline,
Tutundum aşkın dalına,
Gönlümü zülfün teline
Sardım, seni bekliyorum.
.
Atıldım arşın ucuna,
Sığındım sevgi burcuna,
Yüreğinin ta içine
Girdim, seni bekliyorum.
YETİŞ GÜL AĞACIM
.
YETİŞ GÜL AĞACIM
.
Gece gül dalında yandığı zaman,
Gurbet ağlarını örer üstüme.
Yokluğun omzuma konduğu zaman,
Gariplik postunu serer üstüme,
Gurbet ağlarını örer üstüme.
.
Gözden ırayınca evin direği,
Duvarlar göğsümde güreşe durur.
Görmez olur rotam son mendireği,
Beynimde kaynayan sular kudurur,
Duvarlar göğsümde güreşe durur.
.
Sensizliğin biri de bir bini de,
Çırpındığım sular ummana döner.
Sen varsan dolunay doğar gemide,
Sen yoksan içimde lâmbalar söner,
Çırpındığım sular ummana döner.
.
Varsın evim barkım perişan olsun,
Dert değil benim’çin dağınık oda.
Yeter ki sesinden bir nişan olsun,
Çınlatsın eşyayı senden bir seda,
Dert değil benim’çin dağınık oda.
.
Tan yeri ağardı, sabah oluyor;
Sanma ki aydınlık avutur beni.
Ardımdan dört nala hüzün geliyor,
Çekmiş kılıcını gecenin sonu,
Sanma ki aydınlık avutur beni.
.
Bu göçmen kuşları pek masum sanma,
Senden haber getirmiyor turnalar.
Bir türkü sırtına binerdim ama,
Çoktan paylaşılmış uzun havalar,
Senden haber getirmiyor turnalar.
.
Yetiş gül ağacım beni bana ver,
Yoksa bu dünyada kaybolacağım.
Ilık nefesinle canevime gir,
Yeniden yeşersin gönül ocağım,
Yoksa bu dünyada kaybolacağım.
AŞKA DAİR
AŞKA DAİR..
Hazreti Âdem’le Hazreti Havva’dan beri insanoğlunun tattığı en güzel duygu..
Gönlümüze kâinatı sığdıran kelime..
Dilimize düşen cemre..
Yüreğimizde yeşeren sevda çiçeği..
Leyla’nın hiç de güzel olmadığını söyleyenlere: “Onu bir de benim gözümle görün! ” diyen Mecnunca söyleyiş..
Güzelliğin on par’etmez
Bu bendeki aşk olmasa. diyebilen Veyselce hazine..
Fuzûlî diliyle:
Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib
Kılma derman kim helâkım zehr-i dermânındadır.. mısralarıyla sunulan iksir..
Mevlâna Hazretlerinin:
Sevgiden bir deniz olsa da yüzsek; insan ancak o zaman insanlaşır.. sözündeki bilgelik..
Ve nihayet Hazreti Muhammed (sav)’in:
Aşkını gizleyip iffetini muhafaza ederek sabredeni Allahü Tealâ affedip cennetine koyar. “(İbni Asakir) hadislerindeki hikmet”
Evet.. Aşk olmalı.
Ama nasıl?
Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi…diyen Necatigil haklı. Ama sevgiyi söylemek; onu, olur olmaz şekillerde afişe etmek değil elbette.
Aslolan, helâlinden sevmek ve aşkı helâlinden yaşamak..
Ve sonunda asıl Sevgilinin aşkıyla ölümsüzlüğe ulaşmak..
Ne demiş Yunus Emre:
Ölen hayvan imiş; âşıklar ölmez.
Kitaplar
Kitap kapakları
- Yıldız Gözlü Melek Yüzlü Şiirler
- Yarınlarla Gel
- Tatlı mı Tatlı Duam Kanatlı
- Peygamber Çicekleri
- Masal Okulu
- Masal Doktoru Sevgi Bahçesinde
- Masal Doktoru Mutluluk Ülkesinde
- Masal Doktoru Suçlu Peşinde
- Kuş Yuvası Yüreğim
- Gönülde Gül Telaşı
- Gönül Coğrafyası
- En Gür Seda İstiklal Marşı
- Bir Goncadır Peygamberim













