Arşiv

Archive for the ‘Şiirler’ Category

TOPRAK DAMLI EVLER

25/12/2022 1 yorum

Gül devrinde

Toprak damlı evler vardı.

Serçeler yuva yapardı saçağına,

Badanası her daim

Bahar kokardı.

Gül devrinde

Dam boyu kar yağardı,

Üşümezdi toprak damlı evin çocukları.

Gülen gözlerine

Güneş doğardı.

Gül devrinde

Beyaz kanaviçeli yastıklar olurdu,

Toprak damlı evin sedirlerinde.

Gönül çaylarıyla başlayan sohbet,

Kıvamını bulurdu.

Gül devrinde

On dört numara lamba yanardı

Toprak damlı evlerde.

Gökten üç elma düşmeden

Gözlere uyku inerdi.

Gül devrinde

Sımsıkı yapardı loğ taşı

Toprak damlı evin üstünü,

Kuru kalsın diye çocukların

Üstü başı.

Gül devrinde

Toprak damlarda yatılırdı.

Bir yıldız kaymayagörsün,

En masum hayaller için

Dilek tutulurdu.

Gül devrinde

Kendi kendine yeterdi

Toprak damlı evin ahalisi.

Koyun kuzuya karışır,

Bahçede bülbül öterdi.

Gül devrinde

Gönüllerince yaşardı

Toprak damlı evin sakinleri.

Bunalım nedir bilinmez;

Huzur, dağlar aşardı.

Ah, şimdi ne toprak damlı evler kaldı

Ne çocukluğumuz.

Çoktan uzaklaştı turna katarları,

Gökyüzünü görmeyen tabut evlerde

Özlüyoruz eski baharları!

25 Aralık 2022

Kategoriler:Şiirler

MAZİDEKİ ÖĞRETMEN

.

MAZİDEKİ ÖĞRETMEN

.

Bir zil sesi duydum, yüzüm ışıyor;

Sevincim dağlara eş oldu bugün.

Sanıyorum sınıf bana koşuyor,

Gördüğüm bir tatlı düş oldu bugün.

.

Gün akşam olmadan gelin çocuklar,

Çiçekten bir halka olun çocuklar,

Beni de araya alın çocuklar;

Yüreğim bir minik kuş oldu bugün.

.

Gönlümde yeşeren aşka uymuştum,

Hepinizi oğlum kızım saymıştım,

İlk dersin adını sevgi koymuştum;

Son dersim üç damla yaş oldu bugün.

.

Neler gelir geçer aklımdan neler,

Yaşanmış mı bilmem bunca seneler,

Ayrılık ateşi sinemi deler;

Ömrümün baharı kış oldu bugün.

.

Anladım bu dünya yalanmış meğer,

Giden gün gelene hep boyun eğer…

Geçmişin hayali bir cihan değer,

Maziyle vuslatım hoş oldu bugün.

.

Yusuf DURSUN

23 NİSAN COŞKUSU

.

23 NİSAN COŞKUSU

.

Altın saçlarında

Dağıldı bulut,

Deniz gözlerinden

Taştı bir umut,

Dedin ki: “Milletim,

Kederi unut!”

.

23 Nisanda

Huzur bizimdir,

Eğilmez başlarla

Gurur bizimdir.

.

Bezgin bakışlarda

Olmadan akşam,

Dağıldı yurdumun

Üstündeki gam;

Ve doğdu dünyaya

Bir özge bayram!

.

23 Nisanda

Huzur bizimdir,

Eğilmez başlarla

Gurur bizimdir.

.

Çınladı göklerde

Türk’ün narası:

“Egemenlik bize

Ata mirası.”

Çağları aşmanın

Geldi sırası.

.

23 Nisanda

Huzur bizimdir,

Eğilmez başlarla

Gurur bizimdir.

.

Emanettir bize

Bu miras madem,

Vatanı yükseltmek

Biricik gayem…

Haydi tut elimden,

Haydi Türkiye’m!

.

23 Nisanda

Huzur bizimdir,

Eğilmez başlarla

Gurur bizimdir.

.

Yusuf DURSUN

CUMHURİYET BAHÇESİNDE

.

CUMHURİYET BAHÇESİNDE

.

Anlatırdı dedem bize,

Cumhuriyet bahçesinde:

“İnsan olmak erdem bize,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Haktan bilip her nimeti,

Gözeterek adaleti,

Bizdik kuran bu devleti,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Türlü türlü çiçek açar,

Kuşlar özgürlüğe uçar,

Gönül sevdiğini seçer,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Sen ben değil, biz oluruz;

Işıl ışıl göz oluruz,

Yarınlara söz oluruz,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Şerefimiz, şanımız var;

Yurda feda canımız var,

Helal olsun; kanımız var,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Bahtiyarız kışın, yazın;

Gölgesinde ay yıldızın.

Emsali yok böyle hazzın,

Cumhuriyet bahçesinde.

.

Yeni yeni çağ aşarız,

Atamızla bir yaşarız,

İlelebet hür yaşarız,

Cumhuriyet bahçesinde.”

.

Yusuf DURSUN

OKULUM AÇILIYOR

.

OKULUM AÇILIYOR

.

Çok mutluyum bugün ben,

Okulum açılıyor.

Her gün rüyama giren

Okulum açılıyor.

.

Sevindim bebek gibi,

Gönlüm kelebek gibi…

Süslenmiş çiçek gibi

Okulum açılıyor.

.

Sıralar dizi dizi,

Hasretle bekler bizi.

Engin sevgi denizi

Okulum açılıyor.

.

Canım öğretmenimle,

Bilgiler gelir dile.

Bu coşku azdır bile,

Okulum açılıyor.

.

Doyasıya güldüğüm,

Serilip serpildiğim,

Yuvam gibi bildiğim

Okulum açılıyor.

.

Yusuf DURSUN

ÖĞRETMENCE

.

ÖĞRETMENCE

.

– Öğrencilerime –

.

Pırıl pırıl gökyüzüyüm,

Sizlersiniz Güneş’im.

Hepiniz oğlum, kızım

Hepiniz kardeşim.

.

Bir Filiz’im, Fidan’ım ben

Bir adım Huzur.

Sizinle büyür dalım, budağım

Tutulmaz olur.

.

Kucak kucak Sevgi’yim ben,

Hepinize yeterim.

Üzülseniz birazcık,

Ben, sizlerden beterim.

.

Şırıl şırıl akan suyum,

Berraklığım sizden.

Sonsuzluğa yol bulurum

Sevginizden.

.

Cıvıl cıvıl kuş gibiyim,

Mutluluktur benim adım.

Beraber uçarız sonsuzluklara,

Sizlersiniz kolum kanadım.

.

Çiçek çiçek bahçeyim ben,

Kokularım sizden.

Mutluluklar sizin olsun,

Razıyım hepinizden.

.

Yusuf DURSUN

YÜREĞİME SEVGİ KATAN

.

YÜREĞİME SEVGİ KATAN

.

Minicik bir kuş gibiyim,

Dalındayım öğretmenim.

Öz yavruna eş gibiyim,

Kolundayım öğretmenim.

.

Sen sevince bebek oldum,

Sen suladın çiçek oldum,

Sevgi dolu petek oldum,

Balındayım öğretmenim.

.

Hamuruma sevgi katan,

Yüreğime güller atan,

Ömür boyu kalem tutan,

Elindeyim öğretmenim.

.

En zarif, en ince benim,

Kibarlık denince benim.

Buram buram Türkçe benim,

Dilindeyim öğretmenim.

.

Sensin aydınlığı seçen,

Dünyamıza ışık saçan,

Kara tahtalarda açan,

Gülündeyim öğretmenim.

.

Gözlerimde hep bir ışık,

Minik gönlüm sana âşık.

Bütün âlemle barışık,

Yolundayım öğretmenim.

.

Yusuf DURSUN

ÖĞRETMENİM SEN ÇOK YAŞA

.

ÖĞRETMENİM SEN ÇOK YAŞA

.

Minicikken buldum seni,

Öğretmenim sen çok yaşa.

Annem babam bildim seni,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

Işık oldum gözlerinde,

Sevgi buldum sözlerinde,

Ne mutluyum dizlerinde,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

Has bahçende gülün oldum,

Çiçek açan dalın oldum,

Kalem tutan elin oldum,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

Kanatlanıp uçtum sana,

Her sırrımı açtım sana,

Adın yayılsın cihana,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

Dudağından bal akıyor,

Dilinde bülbül şakıyor,

Gözüm hep sana bakıyor,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

İlim irfan verdin bize,

Sevgi dostluk serdin bize,

“Çok yaşayın” derdin bize,

Öğretmenim sen çok yaşa.

.

Yusuf DURSUN

MAHZUN ÇEŞMELER

23/02/2010 1 yorum

.

MAHZUN ÇEŞMELER

.

Sular çiçek açtı gönül bağında,

Her adım başına kondu çeşmeler.

Şırıl şırıl akıp yaz sıcağında,

Susayana bir can sundu çeşmeler.

.

Güvercinler muhabbete alıştı,

Su başında yavuklular buluştu,

Bir tas suyu iki âşık bölüştü,

Bu devran sürecek sandı çeşmeler.

.

Billur gözelerdi kaynağı suyun,

Şavkını taşırdı güneşin, ayın;

Yolunu gözledi bir kuru çayın,

Derin bir hüzünle dondu çeşmeler.

.

Yüzüne yansımış taşın çilesi,

Duaya durmuştur kırık lülesi,

Bu sessiz çığlığı kimler bilesi?

Âh ile tutuştu, yandı çeşmeler.

Boynu bükük kitabesi bir yanda,

Mahzun tuğrasının acısı canda…

Perişan hâlini gördüğüm anda,

Gözlerimde yaşa döndü çeşmeler.

.

Yusuf DURSUN

ÇÖZEMEDİM İNSANI

.

ÇÖZEMEDİM İNSANI

.

Altımıza döşek gibi serilen

Arzı gezdim, gezemedim insanı.

Üstümüze yorgan gibi gerilen

Göğü çözdüm, çözemedim insanı.

.

Ağaçta, yaprakta; dalda, çiçekte,

Çayırda, çimende; börtü böcekte,

Üç günlük ömrüyle bir kelebekte,

Sırrı sezdim, sezemedim insanı.

.

Bir kuş kanadıyla denizler aştım,

Yıldızdan yıldıza dörtnala koştum.

Kafdağı’nın doruğuna ulaştım,

Masal yazdım, yazamadım insanı.

.

Toprağın özünde cevheri duydum,

Altın’ı gizleyen kabuğu soydum,

Taşını, kumunu bir yana koydum,

Suyu süzdüm, süzemedim insanı.

.

Dağlardan ses aldım sevda çağrıma,

Bir gül derman oldu gönül ağrıma.

Bir yudum su diye kendi bağrıma,

Kuyu kazdım, kazamadım insanı.

.

Başı yerde gerek göğermiş ekin,

Bize göre değil düşmanlık ve kin.

Hoş gördüm âlemi, Yaratan için,

Nefsi ezdim, ezemedim insanı.

.

Yusuf DURSUN