2. Gaziantep Şairler Buluşması “Şehit Kokan Şiirler ” şöleni ve okul söyleşileri programlarına katılmak üzere 13 ve 14 Mart 2019 Tarihlerinde bu gazi şehrimizde idim.
Son derece özenle hazırlanmış program, pek çok yönüyle benzerlerinin önüne geçti. Bunların başında şair yazar Zekeriya Efiloğlu’nun müdürlüğünü yaptığı Gülşen Batar Anadolu Lisesinin 150 kişilik korosu ve programda dahli olanların samimiyetleri geliyordu.
Programın Şehit Kokan Şiirler bölümünde aşağıda bilginize sunduğum ÇANAKKALE DESTANI adlı şiirimizi okumak da bizim için bir zevk oldu.

Programın hâmisi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin’e, Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Oya Hanım’a, Kültür Daire Başkanı Sayın Hülya Hanım’a Şube Müdürü Sayın Hüseyin Bey’e ve diğer belediye personeline, Eğitimci Şair Yazar Sayın Zekeriya Efiloğlu na, Gülşen Batar Anadolu Lisesi Müzik Öğretmeni Sayın Zişan Erdoğan Gülhan ve korosuna, programa katılan değerli şairlere, mihmandarım Halil Bey’e, okullarında bizi en iyi şeklde ağırlayan okul idarecilerine, öğretmen ve öğrencilere çok teşekkür ediyorum.

ÇANAKKALE DESTANI
Yusuf DURSUN

Ben Yozgatlı Hasan… Bir minik kuzu…
Girince böğrüne bir ince sızı,
Anam, al kınayı yaktı başıma,
Şehadet suyunu döktü başıma.
Bir beyaz buluta bindirdi beni,
Çanakkale için indirdi beni.
Geride bin parça yürek bıraktım,
Anamın sözünü göğsüme taktım:
“Vatan kurtulmadan ölünmez oğul,
Sen ölürsen vatan bölünmez oğul!”

Ağrı’dan, Bitlis’ten, Van’dan gelenim,
Akın akın dört bir yandan gelenim.
Adıyaman, Urfa, Samsun neresi?
Çanakkale dersen, aha şurası…
Gelmemek olmazdı benim bildiğim,
Düğün davetiydi koşup geldiğim.
Efeler zeybekte, dadaş bardadır;
Çayda çıra, horon, halay burdadır.
Sağdıca bayrakla kanımı verdim,
Damada armağan canımı verdim.

Seyit Onbaşı’yım sırtım demirden,
Üç yüzlük mermiyi alırım yerden,
Ya Allah, diyerek şaha kalkarım;
Topların sevinci kalmasın yarım.
Mermiyle beraber ben de giderim,
Vatana borcumu böyle öderim.
Zemzemle yıkanır bu koca deniz,
Gülistana döner Çanakkale’miz.
Adımıza destan dizsin ozanlar,
Unutmasın bizi tarih yazanlar.

Anzak askeriyim, olmaz olaydım;
Boğazlar önüne gelmez olaydım.
Çıplak gözle görülmeyen ordular,
Kale gibi karşımızda durdular.
Kellesi koltukta vuruşan vardı,
Eyvah! Çanakkale dünya kadardı.
Cengâverin adı Gazanfer olmuş,
Mehmetçik ezelden Muzaffer olmuş.
Cihanda bir yiğit gördüm yine de,
Mutlu bir ölüyüm Çanakkale’de.

Mustafa Kemal’im altın yeleli,
Zulme baş eğmedim arşa geleli.
Çanakkale, savaş değil mahşerdi;
Şehitlerin vuruştuğu bir yerdi.
Bedrin aslanları yalın kılıçtı,
Barbaros, ufukta delikler açtı.
Ulubatlı Hasan ok atıyordu,
Rabbim bize zafer yaratıyordu.
Şükrün doruğunda cümle erenler,
Can postunu Hak yoluna serenler…

Dedem Korkut geldi soy soylamaya,
Ebedî yurdumda boy boylamaya:
“Ergenekon denen bir ulu yerden,
Geldim ki ordumuz gelir seferden.
Malazgirt’te Alparslan’ı görendim,
Söğüt’te postumu yere serendim.
Yıldırım’da ümidimi bulmuştum,
Fatih’le çağları süsledi muştum.
Çanakkale tacı oldu tarihin,
Birlik olun, dirlik olun, sevinin;
Elde kopuz başlayalım türküye,
Haşre kadar hür yaşasın Türkiye!”